KÖŞE YAZISI
Bazı dönemlerde siyasette söylenen söz kadar, o sözün ne zaman söylendiği de önemlidir.
Bugün Türkiye yeni bir siyasi dönemin eşiğindeyken, Yeni Parti ve Genel Başkanı Özgür Özel üzerinden yürütülen tartışmaların giderek sertleştiğini görüyoruz.
Bu tartışmaların medya ayağında ise Yılmaz Özdil’in kalemi dikkat çekiyor.
Özdil yazıyor.
Sert yazıyor.
Eleştiriyor.
Hedefine aldığı isimleri ağır biçimde sorguluyor.
Elbette yazabilir.
Elbette eleştirebilir.
Kimsenin buna itirazı yok.
Fakat gazetecilik yalnızca “Ben istediğimi yazarım” demek değildir.
Gazetecilik aynı zamanda yazdığınızın nereye oturduğunu sorgulamaktır.
İşte benim asıl sorum da burada başlıyor.
Yılmaz Özdil, gerçekten yalnızca kendi düşüncelerini mi yazıyor?
Yoksa ortaya koyduğu bu sert söylem, farkında olarak ya da olmayarak, birilerinin siyasi hesabına mı hizmet ediyor?
Bu ikisi arasında çok büyük bir fark var.
Çünkü siyasette bazen doğrudan destek vermeniz gerekmez.
Bir siyasi aktörü sürekli tartışmanın merkezine taşımak, sürekli savunma yapmak zorunda bırakmak ve kamuoyu önünde yıpratmak da önemli bir siyasi sonuç doğurabilir.
Üstelik bunu yapan kişinin siyasi bir aktör olması da şart değildir.
Bazen bir köşe yazarı, bir televizyon yorumcusu ya da milyonlarca kişiye ulaşan bir sosyal medya hesabı, kullandığı dilin sonuçlarını hesaplamadan bir siyasi denklemin parçası haline gelebilir.
İşte tam burada gazetecinin sorumluluğu başlar.
“Ben neyi amaçlıyorum?” kadar, “Benim yaptığım kimin işine yarıyor?” sorusu da sorulmalıdır.
Yılmaz Özdil'e yönelttiğim eleştiri tam olarak budur.
Özgür Özel'i eleştirmek suç değildir.
Yeni Parti'yi eleştirmek de suç değildir.
Hatta çok ağır eleştiriler yapmak bile demokratik siyasetin içinde kabul edilebilir.
Fakat ortada yeni bir siyasi oluşum ve bu oluşumun toplumdaki karşılığını büyütme iddiası varken, sürekli aynı noktaya yüklenmek artık sadece gazetecilik sınırları içinde mi değerlendirilmelidir?
Bence kamuoyu bunu sorgulamalıdır.
Çünkü gazetecilikte zamanlama önemlidir.
Bir yazının içeriği kadar, hangi siyasi atmosferde kaleme alındığı da önemlidir.
Bugün Özgür Özel'in dokunulmazlığının kaldırılması gibi son derece ciddi bir başlık tartışılırken, aynı dönemde Özgür Özel ve Yeni Parti hakkında yoğun bir kamuoyu tartışmasının büyütülmesi de doğal olarak soru işaretleri yaratıyor.
Burada kimseye “Şunun adına yazıyorsun” demiyorum.
Böyle bir iddia ortaya atmak için somut kanıt gerekir.
Ama şunu söylemek herkesin hakkıdır:
Bir kalemin ortaya çıkardığı sonuç, sahibinin niyetinden bağımsız olarak siyasi bir sonuç doğurabilir.
Belki Yılmaz Özdil'in amacı budur.
Belki değildir.
Belki sadece kendi doğrularını savunduğunu düşünüyor.
Ama sonuçta ortaya çıkan tabloyu değerlendirmek de bizim hakkımız.
Çünkü bazen insan birilerinin yanında durmak için onların yanında olduğunu söylemek zorunda değildir.
Attığı adımların kimin önünü açtığına bakmak yeterlidir.
İşte bu nedenle Özdil'e düşmanlık üzerinden değil, gazetecilik üzerinden bir soru soruyorum:
Yazdıklarınız gerçekten Yeni Parti ve Özgür Özel'i sorgulamakla mı sınırlı, yoksa bu söylemleriniz farkında olmadan başka bir siyasi hesabın işine mi yarıyor?
Bu sorunun cevabını kendisi vermelidir.
Çünkü gazetecilik yalnızca özgürce yazmak değildir.
Gazetecilik aynı zamanda yazdığınız sözün sorumluluğunu taşımaktır.
Hele ki milyonlara ulaşan bir kaleminiz varsa...
Bir cümleniz başka bir siyasi aktörün elinde koz haline gelebiliyorsa...
Bir yazınız bir siyasi hareketin toplumdaki algısını etkileyebiliyorsa...
O zaman “Ben sadece yazdım” demek yeterli değildir.
Gazeteci, kaleminin siyasi sonuçlarını da düşünmek zorundadır.
Yılmaz Özdil'i susturalım mı?
Hayır.
Tam tersine, yazmaya devam etsin.
Ama biz de okumaya, sorgulamaya ve gerektiğinde eleştirmeye devam edelim.
Çünkü demokrasi, yalnızca siyasetçilerin değil, gazetecilerin de hesap verebilir olduğu bir düzendir.
Ben Özdil'in niyetini bilmiyorum.
Kimse de niyet okuyamaz.
Fakat gördüğüm tabloyu sorguluyorum.
Ve sorumu açık bırakıyorum:
Yılmaz Özdil...
Bu kalem gerçekten yalnızca sizin düşüncelerinizin mürekkebiyle mi yazıyor?
Yoksa siz farkında olmadan birilerinin ekmeğine yağ mı sürüyorsunuz?
Cevabı zaman gösterecek.
Ama bugün bu soruyu sormak için fazlasıyla nedenimiz var.

Yorumlar